Skip to end of metadata
Go to start of metadata

Yazılım Sektörü, Türkiye'nin Önündeki En Büyük Fırsat

30.04.2019 - Hürriyet Gazetesi


Sizi tanıyabilir miyiz?

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. 1988’de girdiğim IBM Türk’te satış mümessilliği ile başlayıp genel müdür yardımcılığı ile biten17 yıllık bir kariyerim oldu. 1997-1999 yılları arası 2 yıl Paris’te IBM EMEA Merkezi’nde Operasyon Direktörü olarak çalıştım. 2005’te IBM’den ayrıldım ve 2006 yılında Logo Yazılım CEO’su oldum. 

Logo’da 6 yıl geçirdim. Çok vizyoner bir şirket olması, sektörünün lideri olması, Netcad gibi kendi kategorisini yaratmış olması, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesi, borsaya açık olması gibi özellikleri sayesinde Logo süreci benim için çok öğretici oldu. Üzerine 2008-2009 krizi de eklenince, gerçek iş hayatını ilk defa deneyimlediğim bir süreç oldu. Ayrıca bir yazılım şirketi olarak yurtdışına açılmanın zorluklarını da ziyadesi ile yaşadım diyebilirim. 

2011 senesi ortasında aldığım teklifi değerlendirerek, D-Smart’ ın CEO’su olarak kariyerime devam ettim. Burada rakibimize karşı çok ciddi pazar payı kazandığımız bir 5 yıl geçirdim. Şirketi TV ve internet abonesi, ciro ve diğer konularda 2-3 katına büyüttük.

2016 yılı ortası global bir stratejik danışmanlık şirketi Value Partners’a MEA Managing Partner olarak atandım. Dubai ve İstanbul ofislerimizden yaklaşık 30 kişilik bir danışman takımı ile başta Türkiye ve Körfez Ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkelerde teknoloji ve telekomünikasyon alanında çeşitli projeler yaptık.

Daha sonra girişimciliğe yöneldim ve 2 sene boyunca Türkiye’ye teknoloji, telekomünikasyon ve medya konularında yabancı fonlara danışmanlık yaptım.

Mart 2019’da ise Taxim Capital vasıtası ile Netcad’in CEO’su olarak profesyonelliğe geri döndüm.

Bir bilgisayar mühendisi olarak yatırımcılar için Yazılım Sektörünün çok gözde bir sektör haline gelmesi bana çok heyecan veriyor. Çünkü meslek hayatım boyunca Yazılım’ın katma değeri en yüksek, en karlı ve dünyaya en kolay açılabilen sektör olduğunu anlatmaya çalıştım. Artık bu gerçeğin birçok iş ve kamu çevreleri tarafından benimsenmiş ve uygulamaya konulmuş olduğunu görmek çok umut veriyor bana.


Faaliyet kapsamınızdan bahseder misiniz?

Netcad 30. yaşını kutlayan Türkiye’nin lider GIS firması. (Geographical Information Systems )1989 yılında biri Harita Mühendisi, diğeri Elektrik-Elektronik Mühendisi iki vizyoner kardeşin %100 yerli sermaye ile kurduğu bir yazılım şirketi. Netcad Belediyelerde, Kamu ve Özel Sektörde konum bilgisine bağlı tüm uygulamalarda pazar lideri, kendi kategorisini yaratmış bir yazılım şirketi. 

 

Harita, kadastro, planlama, kamulaştırma, toplulaştırma, yol, baraj, tünel tasarımı, tarım, ormancılık, jeoloji, maden, çevre, şehir-bölge planlama ve altyapı alanlarına yönelik çok karmaşık uygulamaları çok daha doğru, kolay ve hızlı yapmayı sağlayan yazılımlar üreten bir şirket.

 

2017 Bilişim 500 listesinde Yazılım Şirketleri arasında 9ncu, fakat bankalara ait yazılım şirketlerini çıkardığımız zaman Türkiye’nin 5nci en büyük yazılım şirketi. Yerli Üretim Listesinde tüm Bilişim Sektöründe 18nci.

 

Netcad, bu lider konumu ve inovatif yaklaşımları sonucu 2017’de önemli bir değişim yaşadı ve Yatırım Fonu Taxim Capital, Netcad’in çoğunluk hissesini satın aldı. Bu tip yatırımlar, Türkiye’de artık yatırım fonlarının yönünün Yazılım Sektörü olmaya başladığını gösteriyor. Bu çok önemli bir gösterge.

 

21. yüzyıl iş dünyasının dönüşüm ivmesi, liderlerin görev tanımını nasıl etkiledi? Sizce sektörünüzde başarılı bir yönetici olmanın anahtarı nedir?

 

Ben Yüksek Performans Kültürü’ne inanan bir yönetici oldum hep.

 

Yani müşteriyi, pazarı, ülkeyi, dünyayı, rakipleri çok iyi bilmeniz ve çalışanınıza doğru hedef verebilmeniz ve tabii bunu ölçümlemeniz çok önemli.

 

Çalışanınıza kolay ulaşılamayacak kadar zor ama peşini bırakmayacağı kadar da yapılabilir hedef vermeniz gerekir. Ölçümleme daha da zordur. Bir şirketi veya bir kişiyi başkasının performansı ile değil, yapabileceğinin en iyisi ile kıyaslamak, ölçümlemek gerekir.

 

Bu ölçümleme sonucunda en önemlisi ödüllendirme veya cezalandırmadır. Çünkü ne iş yaparsa yapsın, bir kişinin performansı karşılığında, bir ödül veya bir ceza alması yalnızca o kişiye değil şirketin geri kalanına da bir adalet mesajıdır.

 

Ben organizasyonunun bir şirketin DNA’sı, süreçlerinin ise sinir sistemi olduğuna inanıyorum. Çünkü bir şirketin organizasyonu, onun pazara nasıl baktığını da gösterir. Organizasyon şeması ne kadar net ise, o şirketin kafası o kadar nettir.


Kurumsal değerleriniz ve odaklarınız hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Netcad, pazardaki varlığını 30 yıldır büyüyerek sürdürmüş, GIS konusunda ülke lideri olmuş, %85’lere varan bir pazar payı elde etmiş, bu başarısının sonunda da yatırım almış, çok değerli bir şirket. Tüm bu başarılı geçmişin en önemli öğesi Netcad’in ‘müşteriye samimiyet ve dürüstlük’   prensibini her şeyin merkezine oturtması.

 

Teknolojinin dünyada geldiği nokta itibarı ile Netcad ve tüm GIS şirketleri yazılım endüstrisinin merkezine oturmaya başladılar. Çünkü dünyanın tüm yazılımlarına artık ‘konum’ bilgisi eklendi. Siber Güvenlik, CRM, ERP, BI, AI, IOT, Big Data, Cloud Computing, Route Planning, Navigation, Industry 4.0 gibi tüm popüler teknolojilerin en kritik öğesi artık ‘konum’ bilgisi.

 

Netcad’in bir başka odağı katma değer. Artık parayı müşterinizden değil müşterinizin müşterisinden kazanmanız gerekiyor. Müşteriniz sizi cirosunu, karını, müşteri sayısını, müşteri memnuniyetini artıran, ona bu konuda gerekli ürün ve hizmetleri sağlayan bir marka olarak görürse o zaman siz de değerinizi artırmış olursunuz.

 

Kurumsal ajandanızda 2019 yılı için hangi maddeler mevcut?

Netcad’in 2019 büyümesi iki ana yönde. 1- Verimlilik, 2- Etkinlik. Yani birisi yaptığınız işi doğru yapmak, ikincisi ise doğru işi yapmak.  Netcad GIS/CAD uygulamaları konusunda büyümesine devam ederek belediyelerde, kamu ve özel sektördeki varlığını genişletecek. Hem pazarda daha fazla kuruma ulaşacak, hem de bulunduğu kurumlara daha fazla ürün ve proje sunacak.  

Diğer yandan tüm teknolojiler artık yazılımlara, tüm yazılımlar da artık ‘konum’ bilgisi üzerine inşa edildiği için GIS artık yalnızca harita, tapu, kadastro yönetiminde değil, aklımıza gelebilecek her türlü uygulamanın içine girecek. Ayrıca bir de Çözüm Ortaklığı yapısını hayata geçiriyoruz. Bu Çözüm Ortaklığı satış, proje yapımı, bakım destek, sistem entegrasyonu gibi değişik alanlarda olacak ve her sektörde konusunda uzmanlaşmış firmalar ile çalışarak sektörel çözüm kataloğumuzu geliştireceğiz.

Netcad için yazılım ihracatı en öncelikli konulardan birisi. Yerli yazılımın desteklendiği, yazılım ihracatı teşviklerinin arttığı ve çeşitlendiği bugünün ortamı da bu vizyonumuza paralel. Uluslararası olmamak gibi bir lüksümüz yok. Uluslararası arenada çok başarılı olan şirketlere baktığınız zaman öncelikle kendi ülkelerinde çok güçlü şirketler olduğunu görürsünüz. Netcad’in GIS alanında Türkiye’de olduğu gibi.

 

Inovasyon başka bir odak noktamız. Fakat ülkece top yekün bir inovasyon kültürüne sahip değiliz. Halbuki genç bir nüfusa sahibiz, bölge ve çevre ülkeler için çekim merkeziyiz, çok iyi mezunlar veren üniversitelerimiz var, Devlet destekleri tam. Bizim iyi bir yazılım ülkesi olmamamız için hiçbir sebep yok.


Eklemek istedikleriniz.

Yazılım sektörü Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat. Fakat Türk Bilişim Sektörü ’nün genel görüntüsünde ilk 100 firmaya baktığımız zaman ağırlıklı olarak telekom, sistem entegratörleri, distribütörler ve uluslararası firmalar görüyoruz. Halbuki katma değer, bilişim ihracatı, inovasyon ve kalkınma ancak Yerli ve Milli Yazılım ile gerçekleşebilir.

Bu noktada Devlet üzerine düşeni yapıyor. Yerli yazılım kesinlikle teşvik ediliyor. İhracat ve Ar-Ge için birçok Devlet desteği var. Tekno kent’ler, yerinde Ar-Ge gibi olanaklar var.

Burada benim şahsen Devlet’ten tek bir ricam var. Internet’in çok hızlı ve çok ucuz olması. Çünkü artık her şey connected. Her şirket anında veri toplamak, işlemek ve bilgiye çevirip kullanmak istiyor. Ne iş yaparsanız yapın bir uygulama ile yapmak zorundasınız.  Kısacası herşey internet, herşey hız.

Ayrıca, bugün dünyada küçük firmaların yalnızca yazılım sayesinde büyük firmalardan pazar payı aldıklarını görüyoruz. Airbnb, Booking, Netflix, Spotify gibi varlığını tamamen dijital uygulama üzerine kurmuş şirketler pazarların yapısını değiştirdiler. Dijital dönüşümü kavrayamayan hiçbir şirket ayakta kalamayacak. Ayrıca artık bulut teknolojisiyle istediğiniz her ülkeyi hedef alıp odaklanabilirsiniz.

Teknolojiye çok yatkın bir gençliğimiz var. Üniversitelerden mezun olup ‘start-up’ hevesi ile yazılım işine soyunan yüzlerce gencimiz var. Özel sektör ve büyük holdingler yatırım fonları vasıtası ile bu start-up’ları destekleyebilirler. Bu tür bir yöntemi organize edecek ve tamamen yazılıma odaklı YASAD-Yazılım Sanayicileri Derneği varlığı da büyük resmi tamamlıyor. 

Kısaca ‘yazılım’ Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere taşıyacak bir numaralı sektördür.